Nigdemiz.com

NİĞDE BEYAZA UYANDI…

  • 05 Aralık 2019
  • 1.510 kez görüntülendi.
NİĞDE BEYAZA UYANDI…

Yurdun büyük bölümünde olduğu gibi Niğde’de de hava sıcaklığı hissedilir derecede düşerken, dün gece yağmurun kara dönüşmesi sonucu kentin yüksek kesimleri ve çevre yollar adeta gelinlik giymişçesine beyaza büründü.
Son birkaç gündür etkili olan soğuk hava ve yer yer yağmur, dün gece özellikle kentin merkezine ve yüksek kesimlerinde yerine kar yağışına bıraktı. Kar yağışıyla birlikte kentin bir çok yerinde kartpostallık görüntüler ortaya çıkarken kimisi işine gitme teleşında kimi vatandaşlar ise uzun zamandır beklenen karın tadını çıkarttı.

YETKİLİLER UYARDI

Kar yağışı ile birlikte farklı kamu kuruluşlarından da uyarılar ardı arkası geldi. Araçalrı ile yola çıkacaklar konusunda uyarılarda bulunan Emniyet birimleri, karayolları ve belediye ekipleri sürücüleri ve yayaların kış şartlarına uygun hareket etmeleri gerektiğini vurguladılar.
İtfaiye birimleri ve Sağlık Müdürlüğü ise soba zehirlenmelerine dikkat çekerek gerekli tedbirlerin alınmasının can kaybını önleyeceğini belirtiler.

KIŞ LASTİĞİ VE ÖNEMİ

Malum kış mevsiminin gelmesiyle birlikte sıcaklıklar hızla düşmeye başladı ve araçlarımızın da yavaş yavaş kış lastiklerine geçme zamanı geldi. Araç kullanımında kesinlikle unutulmaması gereken temel kural şudur; üzerinde can taşıyoruz ve bu canlar; kendimize, ailemize, sevdiklerimize ve arkadaşlarımıza aittir. Bu kişilerin sağlığı hiçbir para veya başka bir değer birimi ile ölçülemez. Ayrıca, aracımızın dışında da bir hayat akmaktadır. İhmallerimiz ve özensizliklerimiz ile trafikteki diğer araçları ve yaya trafiğini de tehlikeye attığımızı unutmayalım.

NEDEN KIŞ LASTİĞİ TAKMALIYIZ?

Yaz lastikleri, yapısı gereğince 7°C ve üzerinde daha iyi tutunma, sessizlik, üstün yuvarlanma katsayısı ve konfor sağlar. Ama havalar soğuduğunda bu lastiklerde kullanılan kauçuk gereği lastiğimiz sertleşme eğilimi gösterir ve yolda tutunma katsayıları düşer. Üzerinde bulunan desenler ise özellikle karlı ve buzlu hava şartlarında yola tutunma ve fren için uygun değildir.

Kış lastikleri ise yaz lastiklerine göre tamamen farklıdır. Hem hamuru hem desenleri çok başkadır. Kalın ve aralıklı dişli desenleri, hem suyun hem de karın lastik içinden tahliyesini kolaylaştırır. Kılcal boşluklar ile vakum etkisi yaratarak yola ve buza daha iyi yapışır. Bu farklı kauçuk hamur yapısı kort bezleri ve silikalar ile 7°C altında sertleşme yapmaz ve soğuk havalarda yol tutuşunu korur. Fren mesafesi lastiklerde sertleşme olmadığı için uzamaz ve tutunma her zaman üst düzeyde kalarak güvenli sürüş sağlar. Aracımızın direksiyon hakimiyetinin korunması, virajlarda, yokuşlarda ve rampa inişlerde yolda tutunma ve dönüş anında merkezkaç kuvvetine ve lastiklerdeki esneme stresine karşı en üst düzeyde tutunma sağlayarak kaymalara mani olur.

İKİ TEKERE KIŞ LASTİĞİ TAKILMASI YETERLİ MİDİR?

Hayır bu kesinlikle yanlıştır. En çok yapılan hataların başında paradan ve masraftan kaçmak maksadı ile araçlarımızın sadece iki tekerine kış lastiği takılmasıdır. Çekişin olduğu iki tekere kış lastiği takmak sureti ile aracının güvenliğini ve hareket kabiliyetini sağladığını düşünen sürücülerimiz çok yanılmaktadır. Belki araçlarına hareket kabiliyeti sağlayabilirler lakin virajlarda, bozuk ve eğimli yollarda, fren yapılması veya buzlu zemine denk gelinmesi anında araçlar kış lastiği olmayan tekerleklerinden kaymaya başlar ve çekiş olan tekerlekler aracın zaptına olanak vermez.

SOBA VE BACA TEMİZLİĞİ

Kış aylarında sıkça rastlanan sobadan sızan gazdan zehirlenme olaylarının önüne, bilinçli soba kullanımı ile geçilebilir. Yanan sobalar, yatmadan önce tamamen söndürülmeli ve içindeki yanmış, yarı yanmış kömür, odun gibi yakacak malzemeler dışarıya çıkartılmalıdır. Lodos, fırtına gibi hava sirkülâsyonunun olumsuz olduğu koşullarda sobalar yakılmamalıdır.

Normal koşullarda : İtfaiye Müdürlüğünden soba yakma usulü öğrenilmeli. Sobalar buna göre yakılmalı. Sobalarda kömür ve tutuşturma işlemi için uygun malzeme kullanılmalıdır. Kömür tam tutuşmadan soba uyutulmamalıdır. Sobadaki ateşin üzerine kömür ilave edilmemesi, dolu kova ile değiştirilmesi gerekir. Sobanın hava girişleri tamamen kapatılmamalıdır. Bacalar düzenli aralıklarla temizlenmeli, açık tutulmalı, hava akımına ulaşacak şekilde çevre yapılardan yükseltilmelidir. Gerekirse aspiratörler kullanılmalıdır. Soba borusu ve dirsekleri belli periyotlarda temizlenmeli Kazanlar (Soba) TSE standartlarına uygun olmalıdır. Baca ve borularda zift ve katran oluşumunu engellemek için soba, bacaya en uygun mesafeye kurulmalı ve az sayıda dirsek kullanılmalıdır. Yatay borulara bacaya doğru yüzde 10 eğim verilmelidir

ZEHİRLENMEYE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER

Karbon monoksit gazından etkilenmiş şahsı temiz havaya çıkar. Hastaya eğer mümkünse oksijen gazı ver. Gerekli sağlık hizmeti için hastane veya sağlık ocağını arayın.

Eğer gazdan etkilenmiş kişi nefes almıyorsa, yardım gelene kadar suni teneffüs uygulayın.

Karbon monoksit gazının bulunduğu mekanı havalandır. Pencere ve kapıları açarak gazdan etkilenmiş mekana temiz hava girmesini sağlayın.

Karbon monoksit gazının neden meydana geldiğini araştırıp bulup, bunun bir daha tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alın.

EN SIK GÖRÜLEN 8 KIŞ HASTALIĞI

Yetkililer ayrıca kış ayında en çok karşılaşılan ve görülen 8 ış hastalığına da değinerek şu bilgilere yer verdiler.

Kış mevsimine sayılı günler kala havalar iyiden iyiye soğurken hastalıklar da giderek yaygınlaşıyor.

Vücut direncinin azalmaya başladığı kış aylarında gripten bronşite, boğaz enfeksiyonlarından sinüzite pek çok hastalık hem yetişkinleri hem çocukları etkisine alıyor. Özellikle de kapalı ve kalabalık ortamlarda hastalıkların solunum ve yakın temas sonucu daha kolay bulaştığını bu nedenle hızla yaygınlaştığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez, “Oysa basit ve etkili yöntemlerle çocuklarımızı kış hastalıklarından kolayca korumamız mümkün” diyor. Dr. Dilek Erdönmez çocuklarda en sık görülen 8 kış hastalığını ve alınabilecek etkili önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

GRİP

Yüksek ateşle başlayıp kas, boğaz ve baş ağrısıyla seyreden gribe, burun akıntısı/ burun tıkanıklığı, bazen de öksürük eşlik ediyor. Yoğun bir yorgunluk hissine neden olan grip tedavi edilmezse ölümcül de olabilen ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Grip aşısı ile yüzde 70-90 oranında önlenebilen gripte istirahat etmek ve bol su içmek çok önemli.

BOĞAZ ENFEKSİYONLARI

Boğaz enfeksiyonları (farenjit, tonsillit) yüksek ateş, yutma sorunu, boğaz-baş ağrısı ve bazen de öksürük, kusma ve karın ağrısına neden oluyor. Beta mikrobu varsa antibiyotik şart. Aksi halde beta enfeksiyonları, kalpten böbreğe ciddi hastalıklara yol açabiliyor.

ZATÜRRE

Yüksek ateş ve balgamlı öksürükle ortaya çıkan zatürre, tek veya iki taraflı olarak akciğer dokusunu tutarak alt solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası meydana geliyor. Birçok virüs ve bakteri bu hastalığa neden olabiliyor. Tedavi edilmezse yaşamı tehdit edebiliyor.

BRONŞİT VE BRONŞİOLİT

Alt solunum yolu hastalıkları olan bronşit ve bronşiolit, ‘Akciğer ağacı’ denilen, solunum yolları dalcıklarının virüs ve bakteriler tarafından iltihaplanması ile oluşuyor. Akciğerlerin küçük hava yollarının hastalığına bronşiolit, büyük hava yollarının hastalığına bronşit deniliyor. Öksürük ve hışıltılı solunuma yol açarken, tedavi edilmezlerse zatürreye yol açabiliyorlar.

NEZLE

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez, “Nezleye (soğuk algınlığı) virüsler yol açıyor. Salgı, yakın temas ve solunumla bulaşırken, açık renkli burun akıntısı / tıkanıklığı, boğaz ve burunda kaşıntı hissi, hapşırık ve bazen öksürükle ateş olabiliyor. Soğuk algınlığı için herhangi bir aşı bulunmuyor” diyor.

ORTA KULAK İLTİHABI (OTİT)

Özellikle soğuk algınlığı, grip, farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında veya sonrasında bakteri ve virüsler, boğaz ile kulak arasında uzanan östaki kanalı vasıtası ile boğazdan orta kulağa geçerek burada enfeksiyona neden oluyor. Kulak ağrısı, ateş ve işitme azlığı ile kendini gösteriyor. Çocuğunuzu en kısa sürede hekime götürmeniz şart.

SİNÜZİT

Kafatasını oluşturan kemiklerin arasında sinüs denen boşlukların iç yüzeyini kaplayan dokunun enfeksiyonu sinüzit olarak adlandırılıyor. Sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası geçmeyen koyu kıvamlı burun akıntısı/tıkanıklığı, sabaha karşı artan öksürük ve giderek artan baş-kas-eklem ağrıları, mide bulantısı, iştahsızlık gibi şikayetler olurken ateş de eşlik edebiliyor. Tam tedavi edilmezse kronikleşebiliyor.

GASTROENTERİT (İSHAL VEYA DİYARE)

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez “Birçok bakteri ve virüs ishal tablosuna neden olabiliyor. Hastalık hafiften ağır dereceye kadar seyredebiliyor. Hafif seyredebildiği gibi, bazen inatçı kusma ve ateş de eklenerek, hastaneye yatış bile gerekebiliyor. Kış aylarında özellikle kusma, ishal ve ateş ile seyreden bağırsak enfeksiyonu olan rotavirüs çok sık görülüyor” diyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.